<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>www.sivaslife.com</title>
	<atom:link href="http://www.sivaslife.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sivaslife.com</link>
	<description>Sivas, Sivas haber, Sivas haberleri, Sivaslılar, Sivas Belediyesi, Sivas Kent Rehberi, Sivas Haritası</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 May 2012 16:42:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Kermes</title>
		<link>http://www.sivaslife.com/kermes-sivas-2/</link>
		<comments>http://www.sivaslife.com/kermes-sivas-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 04:55:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sivaslife</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivaslife.com/?p=3474</guid>
		<description><![CDATA[Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Vakfı Temsilcilikleri ve Şefkat Gülleri adı altındaki Hanımlar Komisyonu gönüllülerimiz tarafından 2012 yılı Türkiye Genelinde organize edilecek olan Kermeslerimiz açılacaktır. Kermeslerimizden elde edilen gelirler ihtiyaçlı vatandaşlarımıza ayni veya nakdi yardım olarak sarfedilmekle birlikte, öksüz ve yetim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Vakfı Temsilcilikleri ve Şefkat Gülleri adı altındaki Hanımlar Komisyonu gönüllülerimiz tarafından 2012 yılı Türkiye Genelinde organize edilecek olan Kermeslerimiz açılacaktır. Kermeslerimizden elde edilen gelirler ihtiyaçlı vatandaşlarımıza ayni veya nakdi yardım olarak sarfedilmekle birlikte, öksüz ve yetim öğrenciler başta olmak üzere, Yüksek öğrenim ve orta öğrenim öğrencilerine burs, kıyafet, barınma vb. eğitim yardımlarında kullanılmaktadır.</p>
<p>Kermeslerimizde bayanların el emeği göz nuru ile yaptıkları çeyiz, el işi, mutfak ve zücaciye ürünleri; yufka ekmek, pasta çeşitleri, mantı, dolma, gözleme, yağlı bazı vs. gıda ürünleri ile birlikte uygun fiyatlara bulabileceğiniz Erkek, Bayan ve Çocuk giyim ve ayakkabı ürünlerimiz hizmetinize sunulmaktadır.</p>
<table width="492" border="0">
<tbody>
<tr>
<td bgcolor="#89ae71" height="30"></td>
<td bgcolor="#89ae71" height="30">SİVAS</td>
<td bgcolor="#89ae71" height="30">MERKEZ</td>
<td bgcolor="#89ae71" height="30">13-25 MAYIS</td>
<td bgcolor="#89ae71" height="30">Eski Kale Mah. Ulu Cami Cad. Çolpan İşmerkezi Altı B blok No:21</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-1050" title="kermes_sivas_esseyyid" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2011/05/kermes_sivas_esseyyid.jpg" alt="" width="610" height="457" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivaslife.com/kermes-sivas-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şiir Kitabı: &#8220;Zinhar&#8221;</title>
		<link>http://www.sivaslife.com/siir-kitabi-zinhar/</link>
		<comments>http://www.sivaslife.com/siir-kitabi-zinhar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 20:27:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sivaslife</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivaslife.com/?p=3326</guid>
		<description><![CDATA[Hey Hak! Maraz doğar diye/ İyilik yapmayalım mı? Merak varken iyiliğe/ Zulümle rastlaşalım mı? Bu ikilem beni yordu/ Uyguladıkça mağdurum… İyilik, “ahmaklık” oldu/ İçinden çıkılmaz durum… Virgül, soru işareti/ Borç sırtında tüy semer mi? Hani vicdanın gayreti? Üç günlük dünya, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h6 data-ft="{&quot;type&quot;:1}">Hey Hak! Maraz doğar diye/<br />
İyilik yapmayalım mı?<br />
Merak varken iyiliğe/<br />
Zulümle rastlaşalım mı?</h6>
<p>Bu ikilem beni yordu/<br />
Uyguladıkça mağdurum…<br />
İyilik, “ahmaklık” oldu/<br />
İçinden çıkılmaz durum…</p>
<p>Virgül, soru işareti/<br />
Borç sırtında tüy semer mi?<br />
Hani vicdanın gayreti?<br />
Üç günlük dünya, değer mi?</p>
<p>Dolandırmak mı meziyet?<br />
Hilebaz mı yetenekli?<br />
Hey Hak! Bu ne iğrenç zillet!/<br />
“Emanet”le “Söz”&#8230; elekli…</p>
<p style="text-align: justify;">Ufuk Abdülkerim Çavuş&#8217;un şiir çalışmalarından oluşan &#8220;Zinhar&#8221; isimli şiir kitabı &#8220;Sokak Kitapları Yayıncılık&#8221;tan çıktı.Eser bir şiir kitabı olmaktan ziyade; bir hayat hikayesi, bir ölçek ve bir yol pusulası niteliğinde&#8230;</p>
<div>Boyut : 135-195</div>
<div>Sayfa Sayısı : 144</div>
<div>Basım Yeri : İstanbul</div>
<div>Basım Tarihi : 2012-3</div>
<div>Kapak Türü : Karton</div>
<div>Kağıt Türü : 2. Hamur</div>
<div>Dili : Türkçe</div>
<div><img class="alignnone size-full wp-image-3328" title="ufuk_cavus" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2012/03/ufuk_cavus.jpg" alt="" width="610" height="457" /></div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivaslife.com/siir-kitabi-zinhar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çırpınıp İçinde Döndüğüm Deniz&#8221;</title>
		<link>http://www.sivaslife.com/huseyin-kaya/</link>
		<comments>http://www.sivaslife.com/huseyin-kaya/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 19:22:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sivaslife</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[çırpınıp içinde döndüğüm deniz]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin kaya]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin kaya çırpınıp içinde döndüğüm deniz]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin kaya cumhuriyet üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin kaya halil rıfat pasa lisesi]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin kaya sivas]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivaslife.com/?p=2780</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Hayret eden, şaşırabilen çocuklardık. Gördüğümüz, duyduğumuz garip şeyleri dikkatle izler, dinler ve her şeyden kendimizce anlamlar çıkarmaya çalışırdık. Ampulün yanması dahi bize bir mucize gibi gelir, telefonun nasıl çalıştığını anlayabilmek için aralarına ip gerilmiş iki kibrit kutusuyla küçük deneyler yapardık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><em>&#8220;Hayret eden, şaşırabilen çocuklardık. Gördüğümüz, duyduğumuz garip şeyleri dikkatle izler, dinler ve her şeyden kendimizce anlamlar çıkarmaya çalışırdık. Ampulün yanması dahi bize bir mucize gibi gelir, telefonun nasıl çalıştığını anlayabilmek için aralarına ip gerilmiş iki kibrit kutusuyla küçük deneyler yapardık fen bilgisi derslerinde. Ne illüzyona gerek vardı bizim yaşadığımız dünyada ne de abartılı kahramanlara. Televizyon olanca kibriyle evlerimizin başköşesine kurulup da her şeyin gizemini kaldırıncaya kadar bizim için sihirli eşyaların en anlaşılmazı radyo idi. Sanki bütün dünya küçültülmüş ve o kutunun içine sığdınlmıştı. Bratislavanın, Londranın, Parisin adını atlaslardan değil</em><br />
<em> radyolardaki istasyon şeridinden öğrendik.</em><br />
<em> Evet, içi sırlarla dolu küçücük bir dünyaydı o ve ondan çıkan her sesi, ne söylendiğinden öte biraz da bu cihazı bir tanıma hevesiyle dinlerdik. Sanki bu cihazın içine böcek büyüklüğünde temiz konuşan, temiz giyimli bir avuç insan hapis edilmiş ve bu insanlar bizi eğlendirmek için habire çırpınıp didiniyor gibiydiler. O yıllarda kimse birbirine ifşa etmese de hemen hepimizin zihninde radyo böyle bir kutuydu işte.&#8221;</em></p>
<div>Barkod : 9789754378603</div>
<div>Boyut : 13&#215;19</div>
<div>Sayfa Sayısı : 184</div>
<div>Basım Tarihi : 2011</div>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Hüseyin Kaya&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">1975 yılında Sivas’ta doğdu. Ortaöğrenimini Sivas’ta tamamladı. Van’da başladığı edebiyat tahsilini de Sivas’ta tamamladı. 1995-1996 yılları arasında arkadaşlarıyla 13 sayı, Rûzigâr isimli edebiyat dergisini yayımladı. 2003-2008 yılları arasında 18 sayı, Sühan isimli edebiyat dergisini yayımladı. Şiir ve nesir çalışmaları; Yitik Düşler, Martı, İnsan Saati, Kuyudaki Koro, Hayat Ağacı, Irmak Yazıları, Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim, Lika, Kum Yazıları, Rûzigâr, Sühan, Dergâh, Süveydâ, Dize, Az Edebiyat, Yağmur ve Semerkand dergilerinde yayımlandı. İlk kitabı “Çekil Gideyim Hayat” ismiyle 2006 da Lamure yayınlarından çıktı.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2884" title="huseyin_kaya" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2011/11/huseyin_kaya1.jpg" alt="" width="610" height="457" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivaslife.com/huseyin-kaya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kermes</title>
		<link>http://www.sivaslife.com/kermes-sivas/</link>
		<comments>http://www.sivaslife.com/kermes-sivas/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 16:17:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sivaslife</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivaslife.com/?p=3466</guid>
		<description><![CDATA[Sivas Eğitim ve Kültüre Yardım Derneği&#8217;nce ihtiyaç sahibi öğrenciler yararına kermes düzenlendi. Kermeste el emeği göz nuru çeyizlik eşyalardan çeşit çeşit nakışlara kadar birbirinden güzel bir çok ürün yer alıyor. Ayrıca el örgüleri, bay-bayan ve çocuk elbiselerinin yanı sıra mantı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sivas Eğitim ve Kültüre Yardım Derneği&#8217;nce ihtiyaç sahibi öğrenciler yararına kermes düzenlendi. Kermeste el emeği göz nuru çeyizlik eşyalardan çeşit çeşit nakışlara kadar birbirinden güzel bir çok ürün yer alıyor. Ayrıca el örgüleri, bay-bayan ve çocuk elbiselerinin yanı sıra mantı, sarma, börek, pasta, içli köfte, ev yemeklerinin en güzel çeşitlerini kermeste bulabilirsiniz. 17-27 Mayıs 2012 tarihleri arasında açık kalacak kermese Sivaslı bayanların yoğun ilgi göstermesi bekleniyor.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Eskikale Mah. Osmanpaşa Caddesi 7. Sok. Culfa Apt. Altı Buruciye Medresesi Arkası, Pazaristan yanı Sivas 0543 401 98 97</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-569" title="kermes" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2011/04/kermes.jpg" alt="" width="600" height="300" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivaslife.com/kermes-sivas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vizyondaki Filmler</title>
		<link>http://www.sivaslife.com/vizyondaki-filmler/</link>
		<comments>http://www.sivaslife.com/vizyondaki-filmler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 05:58:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sivaslife</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[film sivas]]></category>
		<category><![CDATA[sivas filim]]></category>
		<category><![CDATA[sivas klas sineması]]></category>
		<category><![CDATA[sivas polat sineması]]></category>
		<category><![CDATA[sivas sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sivas vizyon filmler]]></category>
		<category><![CDATA[sivasda sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sivasdaki sinemalar]]></category>
		<category><![CDATA[sivastaki filmler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivaslife.com/?p=2264</guid>
		<description><![CDATA[Sivas Sinemaları&#8217;nda vizyona giren tüm filmlerin gösterim seansları. &#160; &#160; &#160; Sivas Klas İstasyon Cad. Heriş Pasajı No:4, Sivas Sağ Salim 11:00 13:00 15:00 17:00 19:00 21:00 Yenilmezler 3D 11:30 14:30 17:30 20:30 Sevimli Balık Pupi 11:00 13:00 15:00 Kuzgun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Sinemaları&#8217;nda vizyona giren tüm filmlerin gösterim seansları.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sivas Klas </strong></p>
<p>İstasyon Cad. Heriş Pasajı No:4, Sivas</p>
<p>Sağ Salim</p>
<ul>
<li><em>11:00</em></li>
<li><em>13:00</em></li>
<li><em>15:00</em></li>
<li><em>17:00</em></li>
<li><em>19:00</em></li>
<li><em>21:00</em></li>
</ul>
<p>Yenilmezler 3D</p>
<ul>
<li><em>11:30</em></li>
<li><em>14:30</em></li>
<li><em>17:30</em></li>
<li><em>20:30</em></li>
</ul>
<p>Sevimli Balık Pupi</p>
<ul>
<li><em>11:00</em></li>
<li><em>13:00</em></li>
<li><em>15:00</em></li>
</ul>
<p>Kuzgun Orijinal altyazılı</p>
<ul>
<li><em>11:00</em></li>
<li><em>13:00</em></li>
<li><em>15:00</em></li>
<li><em>17:00</em></li>
<li><em>19:00</em></li>
<li><em>21:00</em></li>
</ul>
<p><strong>Sivas Polat Center </strong></p>
<p>Ahi Emir Cad. Polat AVM No:23, Sivas</p>
<p>Güzel ve Çirkin 3D</p>
<ul>
<li><em>11:15</em></li>
<li><em>13:15</em></li>
<li><em>15:15</em></li>
<li><em>17:15</em></li>
<li><em>19:15</em></li>
<li><em>21:15</em></li>
</ul>
<p>Diktatör Orijinal altyazılı</p>
<ul>
<li><em>11:30</em></li>
<li><em>13:30</em></li>
<li><em>15:30</em></li>
<li><em>17:30</em></li>
<li><em>19:30</em></li>
<li><em>21:30</em></li>
</ul>
<p>Yenilmezler 3D</p>
<ul>
<li><em>12:00</em></li>
<li><em>15:00</em></li>
<li><em>18:00</em></li>
<li><em>21:00</em></li>
</ul>
<p>Battleship</p>
<ul>
<li><em>21:15</em></li>
</ul>
<p>Dehşet Kapanı Orijinal altyazılı</p>
<ul>
<li><em>11:30</em></li>
<li><em>13:30</em></li>
<li><em>15:30</em></li>
<li><em>17:30</em></li>
<li><em>19:30</em></li>
<li><em>21:30</em></li>
</ul>
<p>Sevimli Balık Pupi</p>
<ul>
<li><em>11:15</em></li>
<li><em>13:15</em></li>
<li><em>15:15</em></li>
<li><em>17:15</em></li>
<li><em>19:15</em></li>
</ul>
<p>Kuzgun Orijinal altyazılı</p>
<ul>
<li><em>12:15</em></li>
<li><em>14:30</em></li>
<li><em>16:45</em></li>
<li><em>19:00</em></li>
<li><em>21:15</em></li>
</ul>
<p>Çifte Soygun Orijinal altyazılı</p>
<ul>
<li><em>11:20</em></li>
<li><em>13:20</em></li>
<li><em>15:20</em></li>
<li><em>17:20</em></li>
<li><em>19:20</em></li>
<li><em>21:20</em></li>
</ul>
<p><strong>Sivas Klas 2 </strong></p>
<p>Atatürk Cad. Yıldız Pasajı No:10, Sivas</p>
<p>Yenilmezler</p>
<ul>
<li><em>12:00</em></li>
<li><em>15:00</em></li>
<li><em>18:00</em></li>
<li><em>21:00</em></li>
</ul>
<p>Battleship</p>
<ul>
<li><em>11:00</em></li>
<li><em>13:30</em></li>
<li><em>16:00</em></li>
<li><em>18:30</em></li>
<li><em>21:00</em></li>
</ul>
<p>Koruyucu Orijinal altyazılı</p>
<ul>
<li><em>11:00</em></li>
<li><em>13:00</em></li>
<li><em>15:00</em></li>
<li><em>17:00</em></li>
<li><em>19:00</em></li>
<li><em>21:00</em></li>
</ul>
<p>Dehşet Kapanı Orijinal altyazılı</p>
<ul>
<li><em>11:00</em></li>
<li><em>13:00</em></li>
<li><em>15:00</em></li>
<li><em>17:00</em></li>
<li><em>19:00</em></li>
<li><em>21:00</em></li>
</ul>
<p>Aşk Yemini Orijinal altyazılı</p>
<ul>
<li><em>17:00</em></li>
<li><em>19:00</em></li>
<li><em>21:00</em></li>
</ul>
<p>Ölümün Sesi Orijinal altyazılı</p>
<ul>
<li><em>11:00</em></li>
<li><em>13:00</em></li>
<li><em>15:00</em></li>
<li><em>17:00</em></li>
<li><em>19:00</em></li>
<li><em>21:00</em></li>
</ul>
<p><iframe width="500" height="281" src="http://www.youtube.com/embed/FsZkXClY8xA?fs=1&#038;feature=oembed" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><iframe width="500" height="281" src="http://www.youtube.com/embed/Z4_avdJSyw0?fs=1&#038;feature=oembed" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivaslife.com/vizyondaki-filmler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İçimizdeki Gurbet</title>
		<link>http://www.sivaslife.com/icimizdeki-gurbet/</link>
		<comments>http://www.sivaslife.com/icimizdeki-gurbet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2012 09:13:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sivaslife</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Ben gurbette değilim gurbet benim içimde]]></category>
		<category><![CDATA[gökte uçan kuşa]]></category>
		<category><![CDATA[gurbet]]></category>
		<category><![CDATA[gurbet elde bir hal geldi başıma]]></category>
		<category><![CDATA[gurbet sivaslı]]></category>
		<category><![CDATA[Kimselerim yoktur derdimi yanam]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlam ayrılık vermesin]]></category>
		<category><![CDATA[sivas hasreti]]></category>
		<category><![CDATA[sivaslı gurbetçi]]></category>
		<category><![CDATA[sivasta gurbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivaslife.com/?p=3437</guid>
		<description><![CDATA[Gurbet&#8230; Şarkıların, türkülerin; gariplerin, yalnızların; kadın-erkek hepimizin etrafında dolaşan bir yürek sızısıdır. Gurbet, sevmeden birlikte yaşadığınız bir arkadaştır. İçine işlediği kişiyi öldürmeden süründüren, acı çektiren bir zehirdir. “Ben gurbette değilim, gurbet benim içimde&#8230;” dedirterek; göz yaşları eşliğinde şairlere en güzel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Gurbet&#8230; Şarkıların, türkülerin; gariplerin, yalnızların; kadın-erkek hepimizin etrafında dolaşan bir yürek sızısıdır. Gurbet, sevmeden birlikte yaşadığınız bir arkadaştır. İçine işlediği kişiyi öldürmeden süründüren, acı çektiren bir zehirdir. “<em>Ben gurbette değilim, gurbet benim içimde</em>&#8230;” dedirterek; göz yaşları eşliğinde şairlere en güzel dizelerini yazdırtan sihirli bir ilhamdır gurbet. İnsanoğlu gurbeti öylesine benimsemiştir ki; hep asıl vatanını arar durur. Gurbet, belki de insanın “<em>kendi hakikatini arayışı</em>”nın adıdır. Dünya yolculuğunda nereden gelinip, nereye gidileceğinin ve hangi esaretin içinde çırpındığımızın bitmeyen sorgusu: Gurbet</p>
<p style="text-align: justify;">Bir acı tren düdüğünden sonra yahut tedirgin bir otogar bekleyişinin ardından donuk bakışlarla başlarız gurbet yolculuğuna. Ayrılığın, yoksulluğun, ana-baba hasretinin yahut yâr hasretinin bir acıklı filminde buluruz kendimizi başrolde. Sonrasında ise “<em>gurbet elde kim bilir ne hallar gelir</em>”  başımıza. Bir kış gecesi, -aklından çıkmadığımız- annemiz, hatrımıza gelince gurbet gecelerinin ne kadar soğuk olduğunu defalarca idrak eder dururuz. Ve her gece beynimize iyice kazınır gurbette olduğumuz hiç silinmeyecek gibi. Artık adımız da garip olmuştur bu yaban ellerde. Belki bir merhametli yürek, garibe bir tas çorba verir diye bekleriz. Ama nafile garip gurbetçinin ne hastalığı bilinir ne açlığı ne de çaresizliği&#8230; Karışır gecelere garibin feryadı ama duyan olmaz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Gurbeti bir de, sevdiğinin gönlünden uzak kalarak yaşayanlar vardır. Fiziksel yakınlığın çare bulamadığı bu gurbet, yarin ekseni etrafında pervane eder aşığı. Sonra yakar garip bedenleri; hasta eder, biçare düşürür. Ne bir ilaç veren olur ne de bir yudum su veren bulunur. “<em>Kimselerim yoktur derdimi yanam</em>” deriz ama aşılmaz dağlardan sılaya sesimiz gitmez bir türlü&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-3438" title="gurbet" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2012/05/gurbet.jpg" alt="" width="610" height="457" /></p>
<p style="text-align: justify;">Gurbetçinin içinde hep bir boşluk vardır. Çünkü; hasret yarası oydukça oymuştur yüreğini. Hüzün bulutları ise kör etmiştir gözlerini. Artık mis gibi kokmaz çiçekler, gördüğü çocuklar ona gülücükler dağıtmaz ve başka anneler ona sıcacık ekmek yapıp vermez. Başka babalar ise; iki parmağıyla da olsa tutmaz elinden, ürkek adımlarla yürüyen gurbetçinin elinden&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Gurbetçinin sığındığı limanı, sağlam kalesi de olur zamanla. En kavurucu yaz gününde doyamadan içtiği soğuk suyudur O. En çaresiz anında çıkar ve can-ı gönülden “<em>hemşehrim</em>” der herkese inat. “<em>Toprağım</em>” der tüm sadakatiyle. “<em>Gardaşım</em>” der sarılır, sarar; ağabey şefkatiyle. “<em>Efem</em>” deyiverir de yüreklendirir. “<em>Gakkoşum, dadaşım</em>” der anlatır; dağlarını, ovalarını, yaylalarını memleketin. O anlattıkça unutulur, geceleri yastığa akan gözyaşlarımız&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şu yok, bu yok diye başlayan cümlelerin bağlandığı sihirli kelimedir gurbet. Özetler yokuğu, acıları, çaresizliği, hasreti bir kaç harfle. Ve öğretmen olur; olgunlaştırır, kavurur, büyütür her birimizi ayrı ayrı. İnsana insan olduğunu bıkmadan usanmadan anlatır durur. Sonra da tüm merhametiyle “<em>Mevlam ayrılık vermesin, gökte uçan kuşa</em>” demeyi öğretir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ekrem GEDİKLİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivaslife.com/icimizdeki-gurbet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Panaromik Sivas Turu</title>
		<link>http://www.sivaslife.com/panaromik-sivas-turu/</link>
		<comments>http://www.sivaslife.com/panaromik-sivas-turu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 May 2012 11:19:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sivaslife</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı Bağlantı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivaslife.com/?p=1005</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#160; &#160; &#160; &#160; Sivas Valiliği Bilgi İşlem Bürosu&#8217;nca hazırlanan www.sivas360.com adlı siteden yararlanılmıştır. Divriği Ulu Camii çalışması için  www.360tr.com&#8217;a teşekkürler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_1010" class="wp-caption alignnone" style="width: 376px"><a href="http://www.360sivas.net/muze.html" target="_blank"><img class="size-full wp-image-1010 " title="sivas_kongre_muzesi" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2010/05/sivas_kongre_muzesi.jpg" alt="" width="366" height="274" /></a><p class="wp-caption-text">Cumhuriyetin temellerinin atıldığı yeri görmek için tıklayın</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_1013" class="wp-caption alignnone" style="width: 376px"><a href="http://www.360sivas.net/kentmeydani.html" target="_blank"><img class="size-full wp-image-1013 " title="sivas_kent_meydani" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2010/05/sivas_kent_meydani.jpg" alt="" width="366" height="274" /></a><p class="wp-caption-text">&quot;Sultan Şehir Sivas Meydanı&quot;nda gezinti için tıklayın</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_1015" class="wp-caption alignnone" style="width: 376px"><a href="http://www.360sivas.net/buruciye.html" target="_blank"><img class="size-full wp-image-1015 " title="sivas_buruciye_medresesi" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2010/05/sivas_buruciye_medresesi.jpg" alt="" width="366" height="274" /></a><p class="wp-caption-text">Taş işçiliğiyle ve çinileriyle muhteşem bir eser</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_1022" class="wp-caption alignnone" style="width: 376px"><a href="http://www.360tr.com/58_sivas/divrigi/divrigi_ulucamii_yuksek/" target="_blank"><img class="size-full wp-image-1022      " title="divrigi_ulu_cami" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2010/05/divrigi_ulu_cami.jpg" alt="" width="366" height="274" /></a><p class="wp-caption-text">Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası&#39;nda Sanal Tur İçin tıklayın </p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sivas Valiliği Bilgi İşlem Bürosu&#8217;nca hazırlanan www.sivas360.com adlı siteden yararlanılmıştır.</p>
<p>Divriği Ulu Camii çalışması için  www.360tr.com&#8217;a teşekkürler</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-3040" title="panaromik" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2012/01/panaromik.jpg" alt="" width="600" height="300" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivaslife.com/panaromik-sivas-turu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tiyatro: İlk Yıllar &#8211; Roksolan</title>
		<link>http://www.sivaslife.com/tiyatro-ilk-yillar-roksolan/</link>
		<comments>http://www.sivaslife.com/tiyatro-ilk-yillar-roksolan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Apr 2012 13:00:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sivaslife</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivaslife.com/?p=3374</guid>
		<description><![CDATA[Sivas Devlet Tiyatrosu yeni bir oyunla Sivaslı tiyatroseverlerin karşısına çıkıyor. Orhan Asena&#8217;nın yazıdığı &#8220;İlk Yıllar-Roksolan&#8221; adlı oyun, Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan&#8217;ın yaşam öykülerini ele alıyor. 19 Nisan&#8217;dan itibaren seyirciyle buluşacak &#8221;İlk Yıllar-Roksolan&#8221; adlı oyunun yönetmenliğini ise aynı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sivas Devlet Tiyatrosu yeni bir oyunla Sivaslı tiyatroseverlerin karşısına çıkıyor. Orhan Asena&#8217;nın yazıdığı &#8220;İlk Yıllar-Roksolan&#8221; adlı oyun, Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan&#8217;ın yaşam öykülerini ele alıyor. 19 Nisan&#8217;dan itibaren seyirciyle buluşacak &#8221;İlk Yıllar-Roksolan&#8221; adlı oyunun yönetmenliğini ise aynı zamanda SDT Müdürü olan Abdullah Ceran yapacak. O<span>yun hakkında bilgi veren</span> Abdullah Ceran, ilerleyen zamanlarda tarihi konulara yer veren oyunları sahnelemeye devam edeceklerini açıkladı.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-3377" title="ilk_yillar_sivas_tiyatro" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2012/04/ilk_yillar_sivas_tiyatro.jpg" alt="" width="283" height="254" /></p>
<div id="scrollbarContainer3">
<div id="pane">
<p><strong>DEKOR TASARIMI</strong></p>
<p>SERTEL ÇETİNER</p>
<p><strong>GİYSİ TASARIMI</strong></p>
<p>FATMA SARIKURT</p>
<p><strong>IŞIK TASARIMI</strong></p>
<p>YAKUP ÇARTIK</p>
<p><strong>YÖNETMEN YARDIMCISI</strong></p>
<p>KEREM YÜCEL</p>
<p><strong>ASİSTAN</strong></p>
<p>VOLKAN GÜNDÜZ</p>
<p><strong>SAHNE AMİRİ</strong></p>
<p>FATMA BAŞOL</p>
<p><strong>KONDÜVİT</strong></p>
<p>METİN AKTAŞ</p>
<p><strong>MÜZİK &#8211; BESTE</strong></p>
<p>CEM İDİZ</p>
<p><strong>IŞIK KUMANDA</strong></p>
<p>MEHMET KUMRU</p>
<p>HASAN KOÇYİĞİT</p>
<p><strong>SUFLÖZ</strong></p>
<p>E. ALARA KOÇYİĞİT</p>
<p><strong>OYUNCULAR</strong></p>
<p>NESİMİ KAYGUSUZ</p>
<p>ÖMER ERYİĞİT</p>
<p>BEGÜM ŞAHİN</p>
<p>İLHAN GÖZDE GİRAY</p>
<p>FULYA ULVAN</p>
<p>VOLKAN GÜNDÜZ</p>
<p>BURCU ONGUN ALTAY</p>
<p>UFUK BOSTANCI</p>
<p>NAGEHAN YAZICI</p>
<p>ÖZGE GÜNAY</p>
<p>FİLİZ DEMİRAL</p>
<p>FİLİZ UYSAL</p>
<p>OZAN KALKAN</p>
<p>CAN ATAK</p>
<p>BURÇHAN GÖZE</p>
<p>KEREM YÜCEL</p>
<p>VEYSEL ZURNAZANLI</p>
<p>SERHAT CANDAN</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-3382" title="ilkyıllar" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2012/04/ilkyıllar.jpg" alt="" width="610" height="457" /></p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivaslife.com/tiyatro-ilk-yillar-roksolan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çanakkale Gezici Müzesi Sivas&#8217;ta</title>
		<link>http://www.sivaslife.com/canakkale-gezici-muzesi-sivasta/</link>
		<comments>http://www.sivaslife.com/canakkale-gezici-muzesi-sivasta/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 16:45:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sivaslife</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivaslife.com/?p=3355</guid>
		<description><![CDATA[Çanakkale’de, 7 düvelden yurdu işgal için gelen düşmana karşı vatan topraklarını canları pahasına savunan atalarımızın kahramanlık öyküsüne ışık tutan “Çanakkale 1915 Gezici Müzesi” yarın ilimize geliyor. Çanakkale’ye gidemeyenler için 4 bin parça eserin yer aldığı “Çanakkale 1915 Gezici Müzesi” Sivas [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-3356" title="canakkale2" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2012/04/canakkale2.jpg" alt="" width="610" height="457" /></p>
<p style="text-align: justify;">Çanakkale’de, 7 düvelden yurdu işgal için gelen düşmana karşı vatan topraklarını canları pahasına savunan atalarımızın kahramanlık öyküsüne ışık tutan “Çanakkale 1915 Gezici Müzesi” yarın ilimize geliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Çanakkale’ye gidemeyenler için 4 bin parça eserin yer aldığı “Çanakkale 1915 Gezici Müzesi” Sivas Belediyesi’nin katkılarıyla ilimize gelerek 9 gün boyunca halkın ziyaretine açık olacak.</p>
<p style="text-align: justify;">“Çanakkale&#8217;den, Anadolu&#8217;ya” projesi kapsamında yola çıkan &#8216;Çanakkale 1915 Gezici Müzesi&#8217; Sivas&#8217;ta 20-29 Nisan 2012 tarihleri arasında ilk gün saat 14.30’da diğer günler de ise saat 10.00 -18.00 arası Sebahattin Öztürk Spor Salonu’nda 9 gün süre ile halkımızın ziyaretine açık tutulacaktır. Müzeyi gezmek isteyen vatandaşlarımız için 10.00-18.00 saatleri arasında Cumhuriyet Meydanı’ndan ücretsiz otobüs kaldırılacak.</p>
<p style="text-align: justify;">Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılması açısından çok önemli olan “Çanakkale 1915 Gezici Müzesi”nin 7’den 70’e herkes tarafından görülmesi gerektiğini belirten Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp, yaptığı açıklamada şunlara yer verdi:</p>
<p style="text-align: justify;">“Sivas Belediyesi’nin katkılarıyla İlimize gelen gezici müzede Çanakkale Savaşı’ndan kalan kılıç, kama, askeri üniformalar, şehit ve gazi mektupları, mermi kovanları, bombalar, silahlar ile Çanakkale Savaşı’nın fotoğrafları yer alıyor. Türkiye genelinde yoğun ilgi gören ve dokuz gün açık kalacak olan böylesi anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Çanakkale destanın yaşandığı yerleri göremeyenler için kurulan ve ücretsiz olarak gezilebilecek olan &#8216;Çanakkale 1915 Gezici Müzesi&#8217;ne tüm Sivaslı hemşerilerimizi ve özellikle öğrencilerimizi davet ediyorum.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÇANAKKALE SAVAŞLARI</strong><br />
Çanakkale Savaşları, Birinci Dünya Savaşı içinde, tarihin en kanlı bölümü olarak bilinir. Türk&#8217;ün sayısız zafer, şan  ve şerefle dolu tarihinin en parlak sayfasıdır. I.Dünya savaşı&#8217;ndan kısa bir süre önce, 1911-1942 yıllarında Osmanlı  Devleti son Afrika topraklarını İtalya&#8217;ya kaptırmış, 1912-1913 Balkan Hezimeti ise, Rumeli&#8217;deki son Türk  hakimiyetini silip süpürmüştür. Bulgar Ordularının İstanbul kapılarını zorlaması, 500 yıldır Türk olan Rumeli&#8217;nin  kaybı, İstanbul ve boğazların güvenliğinin tehlikeye girmesi, o zamanın devlet adamlarında siyasi yalnızlığımızın tabii bir sonucu olarak değerlendirilmiştir.<br />
Dolayısıyla I. Dünya Savaşı&#8217;na rastlayan günlerde Osmanlı devleti  yalnızlıktan ve emniyetsizlikten kurtulmak fakat, Balkan savaşının kötü hatıralarının tesiri altında kalan her iki blokta Türk ittifakını küçümsemişler ve bu ittifakın kendileri için bir yük olmasından endişe etmişlerdi. Ancak, Alman İmparatoru, her iki blok arasındaki savaşta, Osmanlı devletinin hiç değilse bir kısım düşman kuvvetini meşgul  edebileceği gerekçesiyle müdahale etmiştir.<br />
Bu suretle Osmanlı devleti, kaderini alelacele, 2 Ağustos 1914&#8242;te  &#8220;Üçlü ittifak&#8217;a bağlamıştır. İşte Çanakkale Zaferini yaratan kuvvet. 1914 yazında küçümsenen değeri hakkında yanlış teşhis konan bu TÜRK ORDUSU&#8217;dur. Avrupa&#8217;da savaş bütün şiddetiyle sürerken, hareket harbinin yerini siper harbi almıştır. Bu cephede yarma yapmak ve kesin sonuç almak son derece zorlanmıştır. Halbuki &#8220;üçlü   itilaf&#8221;ın askere gücü günden güne artmaktadır.<br />
Bu güç , hareket savaşına müsait başka savaş alanlarında  kullanılmalıdır. İngiltere Başkanı Lloyd GEORGE ve Bahriye Nazırı CHARCHILL bu görüşü benimsemişlerdir. Çanakkale Savaşları, işte bu görüşü benimseyenlerin esiridir.<br />
Hareket sahası olarak Gelibolu Yarımadası&#8217;nın   seçilmesi, bu bölgenin jeopolitik bakımdan çok büyük öneme sahip olmasındandır. Boğazlar, Güney Rusya ve bütün karadeniz kıyılarının açık denizlere olan tek çıkış noktasıdır. Harp halinde bu geçidin kapanması, Rusya içih hayati önem taşımaktadır. Zira, Rusya&#8217;nın insan ve hammadde kaynakları zengin, fakat sanayi ve mali imkanları sınırlıdır. Bunun için uzun ve sürekli bir savaşın gerektirdiği silah, cephane ve malzeme ikmalini temin  edemeyecek durumdadır.<br />
Bu durumda boğazlar doğu cephesinin en müsait ve hayati menzul hattını teşkil etmektedir. Bu geçidin açılmasıyla Rusya&#8217;yı takviye edecek, batı cephesinin yükünü hafifletecek, dolayısıyla savaşı kısaltacaktır. Osmanlı devletinin savaş dışı edilmesiyle, muhtemelen Balkan devletleri ve İtalya &#8220;itilaf&#8221;  devletleri yanında savaşa katılacaklardı.<br />
O zaman İngiliz Bahriye Nazırı olan CHURCHILL&#8217;in ısrarla üzerinde durduğu bu fikirlere önceleri pek itibar edilmemiştir. Ancak 1914 Aralık ayında başlayan Türk Sarıkamış harekatı  üzerine telaşlanan; çok zor durumda kalan hiç değilse bir kısım Türk kuvvetlerinin başka Cephelere çekilmesini isteyen Rusya&#8217;nın yükünü azaltmak için, Çanakkale seferine karar verilmiş, fakat kesin neticeyi batı cephesinde arayanları darıltmamak amacıyla önce sadece donanmayla ve zorla Çanakkale Boğazı geçilmeye çalışılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">18 Mart 1915&#8242;te yaklaşık bir aydır sürekli olarak bombaladığı boğazın her iki tarafındaki Türk tabyalarının artık sustuğunu varsayan 12 zırhlı, 18 muhrip, 7 mayın tarama gemisi, çeşitli nakliye destek gemisi ve uçak    gemilerinden meydana gelen I. Dünya savaşının en büyük ve en modern donanması, boğazı geçme girişiminde  bulunmuştur. Ancak ehliyetli ellerde sevk ve idare edilen kahraman Türk askerinin hayatını hiçe sayarak kanını fedakarca akıtması sayesinde dünyanın en modern silah ve teçhizatıyla donatılmış düşman donanması, 7 modern  savaş gemisini ve binlerce askerini, kaybederek geri çekilmek zorunda kalmıştır. Zira, Mehmetçik, düşmanı denizden bir adım bile geçirmemeye yemin etmiştir.<br />
Anadolu bozkırının o güne kadar deniz görmemiş çocukları, sanki kırk yıldır denizlerde savaşıp da pişmiş kişilere özgü beceriyle zırhlı düşman gemilerine geçiş  hakkı tanımamıştır.<br />
Bunun üzerine 25 Nisan ve 6 Ağustos 1915 tarihleri arasında düşman kara kuvvetleri Gelibolu Yarımdasına çıkarılmış olup, çıkarma şöyle özetlenebilir. Asıl kuvvetler Gelibolu Yarımadasının güney ucuna iki ayrı  noktadan çıkacak ve boğazları kontrol eden tepeleri alacak, bunu başarmak için, iki tümenden oluşan bir Anzac (Avustralya ve Yeni Zelanda) Kolordusu Kabatepe bölgesine çıkacak ve iki ingiliz ve bir Fransız tümeni ile bir Hint tugayından oluşan kuvvet, Seddülbahir bölgesini ele geçirecektir. Aynı anda bir aldatmaca olarak, boğazın güneyinde Kumkale bölgesinde ikinci bir çıkarma yapılacak ve bazı donanma birlikleri orada da çıkarma olacağı izlenimi vermek üzere Saroz körfezine doğru seyredecektir. Fakat, kahraman TÜRK askerinin hayatını  hiçe sayarak kahramanca döğüşmesi TÜRK komutanlarının ve bilhassa Mustafa KEMAL&#8217;in üstün sevk ve idareleri sonucunda düşman başarısızlığa uğrayarak savaş, siper savaşı halini almıştır.<br />
Gelibolu Yarımdasında çıkarma yapan düşman kuvvetlerini meydana getiren askerlerin milliyetleri son derece enteresandır. İngiliz ve  Fransızlar&#8217;ın yanısıra, bizimle hiç ilgisi olmayan Cezayir Berberilerini Sengal zencilerini, Avustralyalı, Kanadalı, Yeni Zelandalı ve Hintlileri üzerimize salmışlardır. Şair. Şu mısralarla,  &#8220;Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beşer, Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mi hakikat mahşer.  Yedi iklimi cihanın duruyor karşında, Avustralya&#8217;yla beraber, bakıyorsun Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler renkgarenk, sade bir hadise var  ortada, vahşetler denk. Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela&#8221; diyerek, bunu ne güzel dile getirmiştir.<br />
Evet, düşman yalnızca birkaç devletten ibaret olmayıp, sanki karşımızda bütün dünya vardı. Düşman donanması II. Dünya Savaşı&#8217;na kadar, dünyanın gördüğü en büyük ve en modern donanmasıydı. Hal böyle iken kazanılan zaferin   değeri daha iyi anlaşılmaktadır. Zira bu savaş; yenilmez sayılan devletlerin mağlubiyetidir.<br />
Çanakkale&#8217;de tarihin kaydettiği en büyük ve en kanlı savunma savaşları verilmiştir. Bu savaşlar Mustafa Kemal gibi bir askeri  dehanın Türk ve dünya kamuoyu tarafından tanınmasının sağlanması açısından son derece önem taşımaktadır. Düşman durmadan saldırmaktadır. Anafartalar ve Arıburnu cephelerinde emir komuta karmaşası vardır. Bu durum çok tehlikelidir. Yarbay Mustafa Kemal, Ordu komutanı Alman General liman Von Sandres&#8217;ten bütün  mevcut kuvvetlerin emrine verilmesini ve bundan başka çare kalmadığını bildirmiş. Alman General &#8220;Çok gelmez mi?&#8221; diye sorduğunda Mustafa Kemal, &#8220;Az gelir&#8221; diye cevap vermiştir. Ertesi gün emir gelmiş ve bütün birliklerin  komutası Mustafa Kemal&#8217;e verilmiştir. Bir cephe komutanlığının çok gelip gelmeyeceğini yarbay Mustafa Kemal&#8217;e soran ve &#8220;az gelir&#8221; cevabını alan Alman General karşısındaki Türk&#8217;ün &#8220;ATATÜRK&#8221; olduğunu yıllar sonra  öğrenecektir.<br />
Çanakkale savaşları&#8217;nın temel ağırlık noktasını, Mustafa Kemal oluşturmuştur. Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları başlamadan kısa bir süre önce 2 Şubat 1915&#8242;te Tekirdağ&#8217;da yeni kurulacak olan 18&#8242;uncu  Tümen Komutanlığına atanmıştır. Derhal göreve başlayan Mustafa Kemal, o tümeni kısa bir zaman içinde savaşa hazır. Seçkin bir tümen haline getirmiştir. Fakat kısa bir zaman sonra Mustafa Kemal bu bölgeden alınarak, tümeni ile birlikte Bigalı köyüne çekilmiştir. Mustafa Kemal, düşmanın Gelibolu çıkarmasına kadar, yani 25 Nisan  1915&#8242;e kadar orada yedek kuvvet olarak kalmış, fakat Arıburnu taarruzu başlar başlamaz, kendi insiyatifi ve teşebbüsü ile emir beklemeden, Arıburnu&#8217;na yetişerek taarruza geçmiştir. Düşmanı Koca çimentepe&#8217;de durdurarak, yarımadanın tahliyesine kadar düşmanın ilerlemek için yaptığı bütün taarruzları ve   şiddetli hücumları  erimeye mahkum etmiş ve Türk&#8217;ün yiğit mehmetçiği Çanakkale&#8217;de sanki etten ve kemikten bir kale yaratmıştır.<br />
Bütün savaşlardan farklı bir savaş malzemesi görülmüştür. Bu da &#8220;İNANÇ&#8221;tır. Topa, tüfeğe, üstün kuvvete, çeliğe  karşı dimdik duran ve kafa tutan bir inanç kendini göstermiştir. Mustafa Kemal&#8217;in &#8220;size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında, yerinize başka kuvvetler ve kumandanlar  kaim olabilir&#8221; dediği bu savaşlarda, herkes öldürmek ve ölmek için düşmana atılmıştır.<br />
Mustafa Kemal, bu savaşı  &#8220;bu öyle alelade bir taarruz değil, herkesin muvaffak olmak veya ölmek arzusuyla harekete geçtiği bir taarruzdur&#8221; diye ifade etmiştir. Burada meşhur 57&#8242;inci Alay, hiç kurtulmamacasına Mustafa Kemal&#8217;in emrine uyarak tamamen şehit olmuştur. Nitekim çeşitli milletlerden meydana gelmiş, düşman askerleri, yapışıp, kaldıkları  Arıburnu&#8217;nun yalçın yamaçlarından bir adım bile ileri atamamışlardır.<br />
Öncelikle İstanbul&#8217;u tehdit eden düşmanın   Gelibolu Yarımdasına yaptığı bu taarruzu Kocaçimentepe&#8217;de durduran Mustafa Kemal, bu başarısından dolayı haklı olarak Albaylığa yükseltilmiştir.  6-7 Ağustos 1915&#8242;te Türk askerini yandan, yani Anafartalar&#8217;dan çevirmek isteyen Klıchner ordusu da bu bölgenin Grup komutanlığına atanan Mustafa Kemal&#8217;in 10 Ağustos günü ayağının  tozunu silmeden giriştiği karşı taarruz sonucunda eriyip g itmiştir. Mustafa Kemal bu savaş sırasında göğsünden bir şarapnel parçası ile yaralanmış, fakat kalbi üzerindeki saat kendisini mutlak bir ölümden kurtarmıştır.<br />
Bu  savaşların akabinde 17 Ağustos&#8217;ta Kireç tepe Zaferini 21 Ağustos&#8217;ta 2&#8242;nci Anafartalar Zaferini kazanan Mustafa Kemal, düşmanı büyük hizmete uğratarak Çanakkale Muharebelerinin kaderi belirlenmiş, 9 Ocak 1916&#8242;da  düşman, Türk topraklarından geri çekilmek zorunda kalmıştır.<br />
Halbuki 2 Mart 1915&#8242;te İngiliz Amiral CARDEN Londra&#8217;ya &#8220;Hava bozmazsa iki haftaya kadar İstanbul&#8217;dayız&#8221; şeklinde mesaj çekmiş, ayrıca ingiliz orduları Başkomutanı General HAMİLTON, resmi raporunda ise, &#8220;Türkler, birbiri ardınca mükemmel taarruzlarda bulundular&#8221; diye yazmıştır. Hatta bu harekatı hazırlayarak idare eden W. CHURCHILL de hatıralarında muharebelerden  bahsederken, Mustafa Kemal&#8217;in emsalsiz bir komutan, Türklüğün kaderine hakim bir deha olduğunun daha o zamanlarda  anlaşıldığına işaret ederek, &#8220;bir Miralay&#8217;ın karşımıza çıkışı bütün talihimizi değiştirdi&#8221; diye belirtmiştir.<br />
Mustafa Kemal&#8217;in Çanakkale&#8217;de verdiği bütün emirler kesin ve sonuç alıcıdır. O, verdiği emirde aynen şöyle demiştir. &#8220;Benimle  burada muharebe eden bilcümle askerler katiyen bilmelidir ki, yuhdemize tevdi edilen namus vazifesini tamamen ifa etmek için bir  adım bile geri gitmek yoktur.<br />
İstirihat aramanın, bu istirahattan yalnız bizim değil, bütün milletimizin ebediyen mahrum kalmasına sebebiyet verebileceğini cümlenize hatırlatırım. Bütün arkadaşlarımın hemfikir olduklarına ve düşmanı tamamen denize dökmedikçe  yorgunluk belirtisi göstermeyeceklerine şüphe yoktur&#8221;.  30 Nisan&#8217;daki komutanlar toplantısında Mustafa Kemal, &#8220;içimizde ve askerlerimizde Balkan Harbi&#8217;nin utancını bir daha görmektense, ölmeyecek yoktur. Böyleleri varsa, onları kendi  ellerimizle kurşuna dizelim.&#8221; şeklinde kesin konuşmuştur. Çanakkale Zaferi, meydana getirdiği nihai sonuçlar açısından son  derece önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Bunları kısaca şöyle özetleyebiliriz:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">1- Çanakkale Zaferi, müttefikleriyle Rusya&#8217;nın irtibatını önlemiş, dolayısıyla savaş iki yıl uzamış, bu arada çıkan Bolşevik ihtilali ile Rusya savaş dışı kalmıştır. Bu durum ihtilal Rusyası ile müttefiklerini birbirinden ayırmış, kurtuluş savaşı yıllarında kuzeyde güvenliğimizi sağlamış ve zafere ulaşmamızı kolaşlaştırmıştır.<br />
2- Bu savaşlar, İngiliz ve Fransız kuvvetlerini Gelibolu Yarımadasına bağlamış, Almanya ve müttefiklerinin yükleri azalmıştır.<br />
3- Düşmana çok büyük insan ve malzeme zayiatı verdirilmiştir.<br />
4- Türk ordusunun zaferi, İngiltere ve Fransa&#8217;nın sömürgelerindeki prestjlerine bir darbe, esir milletlere bir ümit ve istiklal ışığı olmuştur.<br />
5- Çanakkale Zaferi, Türk askerinin direnme gücünün, fedakarlık ruhunun ve vatanseverlik şuurunun bir abidesidir. Harpten önce kıymeti üzerinde tereddüt edilen Türk ordusu, iyi sevk ve idare edildiği zaman ehliyetli ellerde, binbir yokluk ve zarurete rağmen neler yapmaya muktedir olduğunu dünyaya göstermiş ve Balkan yenilgisinin kara lekesini tertemiz kanıyla silmiştir.<br />
6- Bilindiği gibi, büyük hadiseler olağanüstü şahsiyetleri, büyük ve müstesna kabiliyetleri meydana çıkarmaktadır. Mustafa Kemal&#8217;in ortaya çıkışında Çanakkale savaşları kader tayin edici bir merhale olarak gözümüze çarpmaktadır.<br />
7- Çanakkale Zaferleri, Mustafa KEMAL&#8217;in ordu içinde olduğu kadar tüm milletçe de tanınmasına vesile olmuştur. Bu suretle Türk Milleti, 1966&#8242;dan beri makus istikamette gelişen talihini yenecek olan liderlerini bulmuştur. Ordu ve millet, Anafartalar Kahramanı&#8217;nın bu işte bu güven, ATATÜRK&#8217;ün Milli Mücadele&#8217;yi zaferle sonuçlandırmasında genç, dinamik ve yepyeni modern bir devlet kurmasında en büyük ilham ve kuvvet kaynağı olmuştur.<br />
8- Çanakkale, Milli mücadelenin bir nevi başlangıcı sayılmaktadır. Çanakkale, Türk&#8217;ün vatanseverliğinin, cesaretinin, mücadele azminin ve kahramanlığının sembolüdür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> HAVUZLAR ŞEHİTLİĞİ<br />
</strong> Kerevizdere savaşlarında yaralanıp bu yerde vefat eden 2 Subay ve 8 Er anısına 1961 yılında dikilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> ZIĞINDERE SARGI YERDİ ANITI<br />
</strong>Alçıtepe küyünün kuzeybatısındadır. 25. ve 26. Piyade Alaylarında şehit düşen tüm personel ve 2. Tüm. Kur. BŞK. Kurb. Yzb. Kemal bey ile Zığındere&#8217;deki ilk yardım istasyonunda tedavi görmekte iken düşmanın açtığı ateş esnasında şehit olan askerlerimiz  anısına, 1995&#8242;de T.C Kültür Bakanlığınca inşa edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> İLK ŞEHİT ANITI<br />
</strong> Seddülbahir köyündedir. 1986 yılında, Çanakkale Savaşlarında ilk olarak canlarını veren 5 subay, 81 er olmak üzere toplam 86 şehidimiz anısına dikilmiştir. Cephanelik şehitliği olarak da adlandırılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> FRANSIZ ANIT VE MEZARLIĞI<br />
</strong>Morto Koyu&#8217;na bakan bir yamaç üzerine kurulan Anıt, Çanakkale Savaşlarında hayatlarını kaybeden, 14.382 Fransız askerinin anısına yapılmıştır.Mezarlıkta kimlikleri bilinen askerler için ayrı ayrı taşlar dikilidir. Kimlikleri tespit edilemeyenler ise anıt çevresindeki dört toplama bölmesi ile anıt girişindeki toplama bölmesine konulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"><strong>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Atatürk ve Çanakkale Savaşlarını Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay, Truva Atı efsanesinden esinlenen İngilizlerin, 25 Nisan 1915 günü Ertuğrul Koyu çıkartmasında içine 2 bin 800 asker bindirdikleri kömür gemisi River Clyde ile Mehmetçik’i yanıltma planı yaptığını söyledi.</strong><br />
Çanakkale Deniz Savaşı’nda beklemedikleri bir yenilgi alan İtilaf Devletleri yeni bir plan ile Gelibolu Yarımadası’na çıkartma kararı aldıklarında, İngilizler inanılmaz bir planı da ortaya koydu. Atatürk ve Çanakkale Savaşlarını Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay, 25 Nisan 1915 tarihinde yapılan Ertuğrul Koyu çıkarmasında Truva Atı Efsanesinin bir kez daha yaşandığını söyledi.<br />
Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay, 25 Nisan 1915’te 29. İngiliz Tümen Komutanı General Hunter Weston’un, asıl çıkarma yeri olarak Ertuğrul Koyu’nu ve Tekke Koyu’nu seçtiğini ve İngilizler’in bu çıkarmayı tarihteki Truva Atı efsanesinden esinlenerek planladıklarını belirtti. Truva Atı Efsanesini anımsatan Atabay, Truvalı’ları yenemeyeceklerini anlayan Akhalı’ların, dostluğun bir nişanesi olarak hediye etmek üzere bir tahta at yaptıklarını, bu atın içine gizledikleri askerlerini kalenin içine sokarak hile ile savaşı kazanmayı başardıklarını hatırlattı. Yüzyıllar sonra Çanakkale Savaşı’nda tekrarlanacak benzer hileyi de anlatan Atabay, İngilizlerin, 25 Nisan 1915 günü ticari kömür gemisi River Clyde’ı Truva Atı gibi kullandığını belirterek, “Ertuğrul Koyu çıkartması sırasında ticari kömür gemisi River Clyde sanki iskeleye yanaşmış ve kömür getirmiş bir şilep izlenimi taşıyordu. Ancak tıpkı Truva Atı’nda olduğu gibi River Cylde’tan da askerler çıktı. Amaçları bölgeyi fethetmekti. Üstelik gemide 2 bin 800 asker vardı. İlk anda bölgedeki Türk askerlerinden 20 kat daha fazlaydı. Amaçları hızla bu askerleri karaya çıkarıp Gelibolu Yarımadası’nın en önemli bölgesini işgal etmekti” dedi.<br />
Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay, Ertuğrul Koyu çıkartması sırasında yaşananları ise şu şekilde özetledi:<br />
“River Clyde gemisinde bulunan 3 tabur asker bir anda Ertuğrul Koyu’ndan karaya çıkarılacak, Harapkale Tepesi-Gözcübaba Tepesi arasından ilerleyerek buradaki zayıf Türk direnişini kolayca etkisiz hale getirerek Seddülbahir savunmasını daha ilk anda etkisizleştireceklerdi. Saat 06.30’da bir taraftan filikalarla askerler sevk edilirken, diğer taraftan ticari River Clyde kömür gemisiyle de kıyıya asker çıkarmak için harekete geçildi. Bu kıyı Türk askerleri tarafından iyi tutulmuştu. Kıyıda bulunan Mehmetçik, yaklaşan İngilizleri şiddetli bir ateşle karşıladı. Filikalardaki erlerin birçoğu öldü. Özel tertibatlı olan ve 7 bölük taşıyan River Clyde kömür gemisi, Seddülbahir Kalesi altına yaklaşarak burna yakın sularda kumsala oturdu. Bu sırada gün ışıyordu. River Clyde gemisi içerisinde İngilizlerin en iyi askerleri vardı. İngiliz General Başkomutan Ian Hamilton, River Clyde gemisinden karaya çıkan askerleri izliyordu. Hamilton hatıralarında bu anı, (Orada en iyi askerlerimizin Türklere üstün gelişini seyrediyoruz. Bir süre sonra, gerçek bizi şaşırttı. Gönüllüler birliği baskına uğramıştı. Dürbünlerimizle tüfek mermilerinin fırtınalı bir yağmur gibi River Clyde’ı hedef aldığını ve kıyı boyunca mevzilenmiş Türklerin, gemiye yaylım ateş açtıklarını gördük. Aynı zamanda cesur erlerden bir kısmı, bir işkence denizi durumunu alan sulara, boyunlarına kadar gömülü, karaya ulaşmaya çalışıyorlar. Bu erler, River Clyde’ın iskele baş omuzluğuna yanaştırılmış bir dubadan denize atlıyor ve cehennemi andıran alanı kaderlerince bazen aşabiliyorlardı. Kıyıda bir metre su derinliğinde olan River Clyde erlerinin faciasına seyirci kalınamazdı. Herkes aynı karara vardı. Queen Elizabeth 6 inçlik toplarıyla ağır bir bombardımana başladı. Kumsalı yarım daire olarak çevreleyen köy ve yüksekteki düzlük toza dumana karıştı) şeklinde anlatıyor. Bu sahili 26. Alayın 3. Taburuna bağlı 10. Bölük savunuyordu. 3. Tabur Komutanı Binbaşı Mahmut Sabri Bey, bu bölüğü 2 takım ile takviye etti. Ertuğrul Koyu savunmasında, 26. Alay 3. Tabur 10. Bölük’te görev yapan ve 80 arkadaşıyla tarihe geçen Ezineli Yahya Çavuş bulunuyordu. Onlar hem 2 bin 800 kişilik İngiliz birliğine, hem de İngiliz donanmasının topçu atışlarına direnerek tarihe geçtiler. Bu direniş aynı zamanda Seddülbahir bölgesindeki diğer çıkartmaları olumsuz olarak etkiledi. Tarihteki Truva Atı Efsanesi’nden esinlenerek planlanan İngiliz hilesi de başarısız oldu.”</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: medium;"><br />
Çanakkale Nusrat gemisi sayesinde geçilmedi</span></strong><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"><br />
&#8220;Derinlerdeki Tarih&#8221;, &#8220;Çanakkale Geçildi mi?&#8221; gibi belgesellere imza atan Savaş Karakaş, Çanakkale Deniz Savaşı&#8217;nın dakika dakika kronolojisini çıkardı. Karakaş, &#8220;1915&#8242;in 7-8 Mart gecesi Nusrat mayın gemisinin deposunda kalan son 26 mayın Çanakkale&#8217;yi geçilmez kıldı&#8221; diyor </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Yapımcı Savaş Karakaş, 92. yıldönümünün kutlandığı 18 Mart 1915&#8242;teki Çanakkale deniz savaşının dakika dakika kronolojisini çıkardı.<br />
Aynı zamanda dönemin fotoğraflarını belgeleyen Karakaş, ekibiyle birlikte Çanakkale Savaşı sırasında batırılan denizaltı ve savaş gemilerinin enkazına daldı. Karakaş, batırılan gemilerin sualtı fotoğraflarını çekerek &#8220;Onlar artık sır değil&#8221; dedi.<br />
&#8220;Derinlerdeki Tarih&#8221;, &#8220;Kayıp Denizaltılar Nerede&#8221; ve &#8220;Çanakkale Geçildi mi&#8221; gibi belgesellere imza atan Karakaş, Çanakkale&#8217;yi 18 Mart&#8217;ta geçilmez kılan sırrın, depoda kalan son 26 mayın olduğunu belirtti. Karakaş şöyle konuştu: </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">&#8220;1915&#8242;in 7 &#8211; 8 Mart gecesi Nusrat mayın gemisinin döktüğü 26 mayın Çanakkale&#8217;yi geçilmez kılmıştı. Anılara göre bu 26 mayın, depoda kalan son gruptu.<br />
Nusrat ve onun döşediği 26 mayın, Fransız savaş gemisi Bouvet ile İngiliz savaş gemileri Irresistible ve Ocean&#8217;ı denizin dibine gönderdi. İngiliz muhabere kruvazörü Inflexible, Fransız savaş gemileri Gaulois ve Suffren yaralanıp savaş meydanından kaçtı. Tarihin akışı Nusrat&#8217;ın dümen suyunda şekillendi.&#8221; </span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> <span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Hurdası parkta sergileniyor </span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Nusrat mayın gemisi, 1962&#8242;de özel bir şirket tarafından kuru yük gemisine dönüştürüldü. Adı &#8220;Kaptan Nusret&#8221; olarak değiştirilen gemi, 1990&#8242;da Mersin açıklarında battı. 1999&#8242;da dalgıçlar tarafından çıkarılan geminin hurdası, şu anda Mersin&#8217;de bir parkta sergileniyor. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> <span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Denizaltıların yerleri belirlendi </span> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Karakaş, &#8220;Derinlerdeki Tarih&#8221;in bugüne kadar özenle sakladığı 1 Avustralya (AE2), 3 İngiliz (E7, E15, E20) ve 3 Fransız denizaltısı (Saphir, Mariotte, Joule) olmak üzere savaş sırasında batırılan 8 düşman denizaltısının kalıntılarıyla, her iki tarafa ait denizaltıların batırdığı savaş ve nakliye gemilerinin enkazının keşfedildiğini söyledi. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;"> Dakika dakika 18 Mart 1915 </span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">18 Mart 1915 Çanakkale Savaşı&#8217;nın dakika dakika gelişmesi şöyle: </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">08.15: Sancak gemisi Queen Elizabeth dretnotunun direğine Mondros Limanı&#8217;nda &#8216;ileriye hareket&#8217; flaması çekildi.<br />
10.00: Müttefik donanması Boğaz girişine yaklaşmaya başladı.<br />
10.25: Türk tarafından havalanan Alman tayyaresi Boğaz&#8217;a yaklaşmakta olan düşman hattını bildirdi.<br />
10.30: 1. İngiliz Filosu Agamemnon kılavuzluğunda Boğaz&#8217;dan içeriye girdi. Gemiler savaş konumuna geçti. Filonun önündeki muhripler muharebe alanını taramakta ve savaş gemilerine yol açmaktaydılar. Triumph ve Prince George savaş gemileri sancak ve iskele yönlerinde kıyılara yaklaştılar.<br />
11.00: Kumkale gerisinden açılan obüs ateşimiz savaş gemilerini etkisi altına aldı.<br />
11.39: 1. Filo&#8217;daki İngiliz gemileri, ağır topları ile 14.000 yardadan merkez tabyalarımıza cehennemi bir ateşe başladılar. Queen Elizabeth Anadolu Hamidiye Tabyası&#8217;nı, Agamemnon Rumeli Mecidiye Tabyası&#8217;nı, Lord Nelson Namazgâh Tabyası&#8217;nı, Inflexible Rumeli Hamidiye Tabyası&#8217;nı yok etmek için ateş ve ölüm kusuyordu.<br />
11.45: Queen Elizabeth&#8217;in Çanakkale içine düşen bir mermisi şehirde yangına neden oldu.<br />
11.55: Agamemnon ile Lord Nelson, Rumeli Mecidiye Tabyasını bombardıman altına aldı.<br />
11.59: Weymouth Kruvazörü, Yenişehir mevkiini toplarıyla dövmeye başladı.<br />
12.00: Müstahkem mevkiinde muhabere santralımız isabet aldı, karargâhla savunma hatlarımızın irtibatı kesildi. Triumph, Çanakkale&#8217;yi döverken, Çimenlik Tabya&#8217;sında büyük bir patlamayla cephanelik havaya uçtu.<br />
12.01: Rumeli Tabyası&#8217;nın iki topu muhabere dışı kaldı.<br />
12.06: Amiral de Robeck 3. Filo&#8217;ya taarruz emrini verdi.<br />
12.20: 3. Filo&#8217;yu oluşturan Fransız gemileri 1. Filo&#8217;nun önüne geçti.<br />
12.23: Inflexible gemisine refakat eden istimbot battı. Inflexible ağır yara aldı.<br />
12.25: Anadolu Hamidiye Tabyası&#8217;na düşen bir mermi kışlayı yaktı.<br />
12.27: Prince George, Mesudiye Tabyası&#8217;nı ateş altına aldı.<br />
12.45: Agamemnon 25 dakika içerisinde 12 isabet aldı.<br />
13.00: Bombardımanın şiddeti gittikçe artmaktadır.<br />
13.15: İngiliz muharebe kruvazörü Inflexible vuruldu. Irresistible, Cornwallis, Vengeance, Kumkale arkasından çıkıp borda düzeninde Boğaz&#8217;a girdiler.<br />
13.20: Anadolu Hamidiye Tabyası karantina hizasında Çanakkale&#8217;ye yaklaşmak isteyen Bouvet&#8217;ı ateş altına aldı. Taarruz emrini alan Fransız Amiral Guepratta, İngiliz hattının önüne geçti.<br />
13.47: Inflexible su kesiminin altından ağır bir yara alarak çekildi.<br />
13.50: Agamemnon zırhlısı aldığı 7 isabet sonucu Inflexible ile aynı kaderi paylaştı. Gemilerden yapılan top ateşi kesildi.<br />
14.00: Bataryalarımızın atışları ağırlaştı.<br />
14.30: Düşmanın altı balıkçı gemisi mayın aramak için savaş alanına geldi.<br />
14.50: Bouvet vuruldu ve 639 kişilik mürettebatıyla alabora oldu.<br />
15.00: Yarım saat süren duraksamadan sonra ateş yeniden şiddetlendi<br />
15.15: Namazgâh Tabyası&#8217;na düşen bir mermi kışlanın çatısını uçurdu.<br />
15.20: Anadolu Hamidiye Tabyası ateşini yeniden Irresistible&#8217;a yöneltti.<br />
16.20: Irresistible bir mayına çarparak, iskele yönüne yattı ve dumanlar içinde kaldı. Wear gemisi ile bir istimbot Irresistible&#8217;ın yardımına gitti.<br />
16.30: Irresistible&#8217;nin kurtulma şansının olmadığı görülerek 610 personeli tahliye edildi.<br />
16.35: Amiral De Robeck 2. Filo&#8217;ya çekilme ve Ocean&#8217;ın Irresistible&#8217;i yedeğe alarak kurtarma emri verdi.<br />
17.15: Ocean Irresistible&#8217;a yaklaştı, ancak yedeğe alma şansı olmadığına karar verildi.<br />
17.50: Irresistible, Rumeli Mecidiye Tabyası&#8217;na 14.000 yarda mesafede kaderine terk edildi.<br />
18.00: Amiral De Robeck Irresistible&#8217;ın kaderine terk edilmesi üzerine daha fazla kayıp vermemek için genel çekilme emri verdi.<br />
18.05: Ocean, Çanakkale ve Soğanlıdere bataryalarının yoğun ateşleri altında geri çekilirken mayına çarptı ve 15 derece eğildi.<br />
18.10: Gemi komutanı Hayes Sadlerı yakında bulunan Coln, Jed, Chelmer muhriplerine yardım çağrısı gönderdi. Gemi personeli tahliye edildikten sonra Ocean da kaderine terk edildi.<br />
19.30: Ocean akıntının etkisiyle Morto koyuna doğru sürüklendi.<br />
22.30: Ocean ve Irresistible battı.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivaslife.com/canakkale-gezici-muzesi-sivasta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAVAALANI SEFERLERİ BAŞLADI</title>
		<link>http://www.sivaslife.com/havaalani-seferleri-carsamba-basliyor/</link>
		<comments>http://www.sivaslife.com/havaalani-seferleri-carsamba-basliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Mar 2012 20:41:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sivaslife</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivaslife.com/?p=3336</guid>
		<description><![CDATA[Sivas Belediye Başkan Yardımcısı Yılmaz Uysal, İkinci ayın Şubat Ayında yapılan meclis toplantısında alınan karar doğrultusunda Nuri Demirağa Havaalanına yapılacak belediye otobüs seferlerinin 28 Mart 2012 Çarşamba günü başlayacağını duyurdu.  Konu hakkında açıklama yapan Belediye Başkan Yardımcısı Yılmaz Uysal, havalanına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sivas Belediye Başkan Yardımcısı Yılmaz Uysal, İkinci ayın Şubat Ayında yapılan meclis toplantısında alınan karar doğrultusunda Nuri Demirağa Havaalanına yapılacak belediye otobüs seferlerinin 28 Mart 2012 Çarşamba günü başlayacağını duyurdu.</p>
<p style="text-align: justify;"> Konu hakkında açıklama yapan Belediye Başkan Yardımcısı Yılmaz Uysal, havalanına başlayacak seferlerin saatlerinin Sivas Belediyesine ait LED ekranda, merkezdeki otobüs duraklarında ve <a href="http://www.sivas.bel.tr/">www.sivas.bel.tr</a> sitesinden duyurulacağını belirterek, “Vatandaşlarımızın kolaylığı için uçak biletlerindeki hareket saatine göre 1 saat 50 dakika önce Yenişehir merkezden otobüsümüz çıkarak, Şeyh Erzurumi Caddesi Yenişehir Kavşağı&#8217;ndan Kemalletin İbni Hümam Caddesi, Halfelik Kavşağından sola Atatürk Caddesi, Hükümet Meydanı-Jandarma önüne gelerek buradaki yolcular alındıktan sonra İnönü Bulvarı-Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı takip edilerek mevcut belediye otobüs duraklarında yolcu var ise onlarda alınarak Nuri Demirağa Havaalanına gidilecektir. Dönüşte ise Nuri Demirağa Havaalanı Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı, İnönü Bulvarı, Hükümet Meydanı, Atatürk Caddesi, Halfelik Kavşağı&#8217;ndan sağa dönülerek  Kemalettin İbni Hümam Caddesi üzerinden Yenişehir Kavşağı&#8217;ndan sola dönülerek Şeyh Erzurumi Caddesi merkez otobüs durağında son bulacaktır. Bu güzergahlarımızda yolcularımız saatlerine dikkat eder ve durakta durdukları zaman hizmeti eksiksizce alacaklardır” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"> Hareket saati ve güzergahlarda deneme yapılarak zamanlama yapıldığını dile getiren Başkan Yardımcısı Uysal, “Yolda hava alanı haricinde kesinlikle yolcu alınmayacaktır. Havaalanı dışında hiç bir yerde indirme yapılmayacaktır. Dönüşte havaalanı hariçinde hiç bir yerde yolcu alınmayacaktır. Vatandaşlarımızın çalışan görevli arkadaşlarımızı güç durumda bırakmamalarını istiyoruz. Onlarında belli bir saatleri belli bir görevleri var, dikkat ederlerse memnun oluruz” şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;"> Ücret konusuna da değinen Uysal, “Ücretlerde içeride biletçi arkadaşımız tarafından biletler satılacaktır. Biletlerimiz 5 TL&#8217;dir. Havaalanı Müdürlüğü, haftalık rütin uçak saatlerini bize ulaştırdı. Buna göre otobüs saatlerimizi belirleyeceğiz. Bu hizmetimiz şehrimize hayırlı olsun” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-3337" title="ucak" src="http://www.sivaslife.com/wp-content/uploads/2012/03/ucak.jpg" alt="" width="610" height="457" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivaslife.com/havaalani-seferleri-carsamba-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

